 |
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, gizli kaydedilmiş ses ve görüntülerin internet ortamında yayınlanmasının, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın görev alanına girmediğini açıkladı.
|
YouTube'a düşen asker, savcı ve üst düzey bürokratlara ait gizli ses kayıtları için de aynı durumun geçerli olduğunu belirten Bakan Yıldırım, "Yasal işlem yapılması için, muhataplarının savcılığa giderek suç duyurusunda bulunmaları gerekir. Ortadaki tabloda ise muhataplardan ses çıkmıyor. Muhataplar ses çıkarmıyorsa savcılar, özel hayatın gizliliği ihlal edildiği için soruşturma açmalıdır." dedi.
YouTube'daki kayıtlarla ilgili Zaman'a açıklamada bulunan Bakan Binali Yıldırım, soruşturma açılması halinde, bilgilerin hangi kaynaktan YouTube'a verildiğinin ortaya çıkarılabileceğini savundu. Yıldırım, "Savcılar devreye girerse, Türkiye'de gündemi oluşturan ses kayıtlarının sisteme kim tarafından konulduğu ortaya çıkarılır. YouTube'un kendi sisteminde bu mevcuttur." ifadesini kullandı. Yıldırım, YouTube'un bir paylaşım sitesi olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: "Türkiye'de gündem oluşturan ses kayıtları, gizli mi kaydedilmiş orası bile muallakta. Zira, YouTube, bir paylaşım sitesi. İnsanlar, ortak fotoğraflarını, ses kayıtlarını kendi iradeleriyle buraya yüklüyor. Bu hadisede böyle bir şey mi onu da bilemiyoruz. Bu konuda da muhataplarından bir açıklama yok." Yıldırım, gelişen teknoloji karşısında, cep telefonu ile bile bu tür ortamlarda rahatlıkla kayıt yapılabileceğini belirtti.
Bakan Yıldırım, YouTube'daki kayıtlar dinlendiğinde, ortamında kaydedildiğinin ortaya çıktığını; ancak bunun suçu ortadan kaldırmayacağını söyledi. Bakan Yıldırım, şöyle konuştu: "Ne şekilde olursa olsun, ortada bir suç var. Özel hayatın ihlali söz konusu. TCK'nın 135. maddesine göre, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer bir madde ise verilerin yok edilmesiyle ilgili 138. madde... Bu maddeye göre de, 'verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara, görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir' hükmü bulunuyor."
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ise soruşturma başlatılması için savcılara emir verme yetkisinin bulunmadığını söyledi: "Yetkim olsaydı, savcılara talimat verirdim. Ancak, yetkim yok." 2004 yılında adalet bakanının yetkisinin kaldırıldığını kaydeden Şahin, şu görüşleri dile getirdi: "İlgili kişilerin şikâyette bulunmaması halinde bile savcıların resen harekete geçmesi doğru olacaktır. Çünkü bu ses kayıtları ile ilgili haberler, gazete ve televizyonlara yansımıştır."
Yargıtay: Her türlü görüntü ve ses kaydını izinsiz yapan tazminat ödesin
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ses ve görüntülerin kayıt altına alınması tartışmasına farklı bir boyut getirdi. Görüntüsü izinsiz kaydedilen bir kişinin açtığı davada kişilik hakları zedelenmese bile karşı tarafın tazminata mahkum edilmesine hükmetti. Özel hayatın gizliliği kuralının Anayasa'yla teminat altına alındığını hatırlatan daire, tazminat davasında ceza verilmesine gerekçe olarak yapılan eylemin TCK'ya göre suç olmasını gösterdi. TCK'nın 'özel hayatın gizliliğinin ihlali' suçunu düzenleyen 134. maddesinde, özel hayatın gizliliğinin ihlaline 6 aydan 2 yıla kadar hapis isteniyor. Gizlilik ses ya da görüntü kaydı yapılarak ihlal edildiğinde cezanın 1 yıldan az olmaması gerektiği düzenleniyor. Tazminat davalarında ise Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre kişilik haklarını ihlal eden haksız eylem olması gerekiyor.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin verdiği 'kişilik haklarını zedelemese bile özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi tazminata mahkum edilmeli' yönündeki kararı bazı asker, yargı ve akademisyenlerin görüntü ve ses kayıtlarının internete düşmesi tartışmalarının üzerine denk geldi. Karara göre, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı Salim Demirci'nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eski Diyarbakır Valisi Efkan Ala'ya hakaretler içeren konuşmasını kaydeden kişiye TCK 134'e göre 'özel hayatın gizliliğini ihlal' iddiasıyla dava açılabilecek. Büşra Erdal, İstanbul
Bu Haber Toplam
319 defa okunmuştur. |